Timal Feat. Jul – La beu beu Fransızca Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları

La beu-beu
– Beu-beu
Hey, c’est Dandy à l’appareil
– Hey, cihazdaki Züppe.
La beu-beu
– Beu-beu
No time, no sleep
– Zaman yok, uyku yok
La beu-beu
– Beu-beu
La beu-beu
– Beu-beu

La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.
En deux-deux dans un automatique, ça sort le flingue
– İki-iki otomatik olarak, silahı çıkarır
En leu-leu, on fait danser le game, on fait la bringue
– Leu-leu’da oyunu dans ettiririz, bringue yaparız
La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.

On met le masque ou la cagoule, trop de rates-pi dans la zone
– Maskeyi veya başlığı koyduk, bölgeye çok fazla sıçan var
J’ai pas répondu présent pour ce ient-cli
– Bu ient-cli için hediyeye cevap vermedim
Parce que j’en ai un qui la veut aux naseaux
– Çünkü onu burnumda isteyen biri var.
J’ai pris mon verre, le four allumé
– İçkimi aldım, fırını açtım.
Faut pas se faire péter les sous dans la poche
– Paranı cebine koyma.
J’ai accéléré sur le boulevard, la miss, elle a louché
– Bulvarda hızlandım, bayan, gözlerini kıstı.
C’est nous dans la Porsche (pah, pah, pah)
– Porsche’de biziz (pah, pah, pah)
Sur une roue, j’me crois dans les rues d’Guadalupe
– Bir tekerleğin üzerinde, Guadalupe sokaklarında kendime inanıyorum
Ça fait les foufous, on manque de sous, on n’est pas couchés (rrah)
– Bu delilik, paramız bitiyor, yatakta değiliz (rrah)
J’arrive en soum-soum (shoo), j’ai pété l’joint d’beuh, j’suis touché
– Soum-soum’a varıyorum (shoo), beuh’un eklemini osurdum, dokundum
T’entends le “vroum-vroum”, bouteille de Grey Goose obligée
– “Vroum-vroum” u duyuyorsunuz, bir şişe Gri Kaz mecbur
La beuh dans l’sac, les bleus dans l’zoo
– Çantadaki beuh, hayvanat bahçesindeki blues
Bloqué dans l’SAS, ça peut t’rendre fou
– HAVA kilidine sıkışmış, seni delirtebilir.
La pe-stu tourne, bienvenue dans l’tieks
– Pe-stu dönüyor, tieks’e hoş geldiniz.
La beuh dans l’sac, sac, sac, sac
– Çantadaki ot, çanta, çanta, çanta

La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.
En deux-deux dans un automatique, ça sort le flingue
– İki-iki otomatik olarak, silahı çıkarır
En leu-leu, on fait danser le game, on fait la bringue
– Leu-leu’da oyunu dans ettiririz, bringue yaparız
La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.

Ça fait qu’tourner dans la voiture décapotable
– Üstü açık bir arabada dönmesini sağlıyor.
Toute la journée, tous les bâtards, ils pètent un câble
– Bütün gün, bütün piçler, kabloyu osuruyorlar.
Fais que d’tourner dans la voiture décapotable
– Bunu üstü açık bir arabada yapın
Toute la journée, tous les bâtards, ils pètent un câble
– Bütün gün, bütün piçler, kabloyu osuruyorlar.

Wesh poto, tu m’as reconnu? Sous la cagoule, c’est JuL
– Wesh poto, beni tanıdın mı? Kaputun altında Temmuz
J’évite les indic’, les poulets et les fils de qui me dégoûtent
– Beni tiksindiren muhbirlerden, tavuklardan ve oğullarından kaçınıyorum.
J’ai le cinquante dans le pochon, pochon, la vie m’a amoché, ‘moché
– Cebimde elli var, cebimde, hayat bana zarar verdi, ‘moché
Postiché dans les bouchons, bouchons, j’ai vue sur le coucher, coucher
– Saç tokası fişler, fişler, Gün batımı manzaram var, yatma vakti
Ils veulent me mettre PV, j’suis en BB, j’ai claquettes et survêt’ BVB
– Bana PV koymak istiyorlar, bb’deyim, musluk dansı ve eşofmanım var ‘ BVB
J’ai mes eu’, ma goro, OCB, j’ai le masque et la casquette DP
– Ab’m, goro’m, OCB’M, maske ve kapak dp’m var
Sur une roue, j’évite les usurpateurs
– Bir tekerleğin üzerinde, gaspçılardan kaçınırım
J’te fais coucou, c’est moi sur l’900 Tracer
– J’te fais guguk kuşu, 900 Tracer’da benim.
Faut les sous, sous, y a des charbonneurs
– Dalmak zorundasın, altında, coalmen vardır
Des gratteurs et des poo’-poo’
– Kazıyıcılar ve kakalar
Et des charbons qui font plus de points par heure
– Ve saatte daha fazla puan kazandıran kömürler

La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.
En deux-deux dans un automatique, ça sort le flingue
– İki-iki otomatik olarak, silahı çıkarır
En leu-leu, on fait danser le game, on fait la bringue
– Leu-leu’da oyunu dans ettiririz, bringue yaparız
La beu-beu, elle est tellement magique, ça me rend dingue
– Beu-beu, o kadar büyülü ki beni deli ediyor.

Ça fait qu’tourner dans la voiture décapotable
– Üstü açık bir arabada dönmesini sağlıyor.
Toute la journée, tous les bâtards, ils pètent un câble
– Bütün gün, bütün piçler, kabloyu osuruyorlar.
Fais que d’tourner dans la voiture décapotable
– Bunu üstü açık bir arabada yapın
Toute la journée, tous les bâtards, ils pètent un câble
– Bütün gün, bütün piçler, kabloyu osuruyorlar.

On n’est pas v’nus pour regarder la coupe, on va la soulever
– V Kupası’nı izlemek için’nus değiliz, asansör ileteceğiz
J’ai entendu qu’ils allaient faire descendre, faut tout lever
– Aşağı ineceklerini duydum, hepsini yukarı kaldırmalısın.
Dis pas tes projets trop fort, ils peuvent te passer sous le nez
– Planlarını çok yüksek sesle söyleme, burnunun dibine girebilirler.
Tu veux être au top, faut taffer la nuit, la journée
– Zirvede olmak istiyorsan geceyi, gündüzü taffer etmelisin.




Yayımlandı

kategorisi

yazarı:

Etiketler:

Yorumlar

Bir yanıt yazın