Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 60

Am * Amerikyum’un kısaltması.
am * Dişilik organı, ferç.
-am / -em * Fiilden isim türeten ek: tut-am, dön-em vb.
ama * Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarar, amma.
* Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarar.
* Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlar.
* Bir yargıyıveya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılır.
* Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilir.
âmâ * Görmez, kör.
ama ne * ne hoş.
* şaşılacak niteliği olan.
amabile * Bir parçanın sevimli ve cana yakın çalınacağınıanlatır.
amaç * Erişilmek istenilen sonuç, maksat.
* Gaye.
* Hedef.
amaç dışı * Gaye dışı, hedeflenen amacın dışında.
amaç edinmek * bir amaca ulaşma isteğinde bulunmak.
amaç gütmek * bir amacı gerçekleştirmeye çalışmak.
amaçlama * Amaçlamak işi, hedef alma, istihdaf.
amaçlamak * Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
amaçlanma * Amaçlanmak işi.
amaçlanmak * Amaçlamak işine konu olmak.
amaçlı * Amacı olan, gayeli.
* Bir amaca yönelik.
amaçlılık * Amaçlı olma durumu.
amaçsız * Amacı olmayan, gayesiz.
amaçsızlık * Amaçsız olma durumu.
amade * (bir işi) Yapmaya hazır.
-amak * Fiilden isim türeten ek: bas-amak, tutamak, kaç-amak vb.
amal * İşler, işlemler.
âmâlık * Âmâ olma durumu.
amalierbaa * Matematikte dört işlem terimine verilen ad.
aman * Yardım istendiğini anlatır.
* Bir suçun bağışlanmasının istenildiğini anlatır.
* Rica anlatır.
* Usanç ve öfke anlatır.
* Dikkat uyandırmak için kullanılır.
* Çok beğenmeyi anlatır: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatıda getirilebilir.
* Şaşma anlatır.
aman Allah (Allahım) * şaşma, beğenme veya beğenmeme, korku gibi duyguları belirtmek için kullanılır.
aman bulmak * kurtulmak.
aman dedirtmek (veya amana getirmek) * karşıkoyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, zor durumda bırakmak.
aman derim! * sakın ha, böyle bir işyapayım deme.
aman dilemek * önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasınıdilemek.
aman vermek * canını bağışlamak, öldürmemek.
aman vermemek * rahat bırakmamak, göz açtırmamak.
* acımayıp öldürmek.
aman zaman * Karşısındakini yumuşatmak için söylenen sözleri anlatır.
amana gelmek * önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
amanın * Korkma ve şaşma sözü.
amanname * İslâm devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
amansız * Aman vermez, hiç acımayan, cana kıyıcı.
amansız hastalık * Kanser.
amansızca * Öldürücü bir durumda, acımasız olarak.
* Hoşgörüsüz olarak.
amasımamasıyok! * hiçbir özrün geçerli olamayacağınıanlatır.
amasıvar * herkesin bilmediği sakıncasıveya kusurlarıvar.
Amasya’nın bardağı, biri olmazsa biri daha * ele geçirilmeyen veya kaçan bir şeye üzülmek boştur, çünkü her zaman benzeri sağlanabilir.
amatör * Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan kimse, hevesli, profesyonel karşıtı.
amatörlük * Amatör olma durumu.
amazon * (eski çağların Amazonlarına benzetilerek) Erkek gibi, savaşsaflarında yer alan kadın.
* Ata binen kadın.
ambalâj * Eşyayısarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plâstik madde gibi malzeme.
ambalâj yapmak * (bir şeyi) bu gibi maddelerle paketlemek, sandıklamak.
ambalâjcı * Ambalâj yapan kimse.
ambalâjcılık * Ambalâjcı olma durumu veya işi.
ambalâjlama * Ambalâjlamak işi.

Bir yanıt yazın