Kategoriler
B - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük B Sayfa 26

başarma * Başarmak işi.
başarmak * Bir işi istenilen biçimde bitirmek, muvaffak olmak.
başasistan * En üst derecedeki asistan.
başasistanlık * Başasistan olma durumu.
* Başasistanın görevi.
başat * Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hâkim, dominant.
başat karakter * Bir melezde her zaman ortaya çıkan karakter.
başatlık * Başat olma durumu, hâkimiyet.
başatlık yasası * Irk karışmasında güçlü öz yapının sonraki soylardan üstün geldiğini kanıtlayan yasa.
baş bakan * Hükûmet başkanı; bakanlar kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.
baş bakanlık * Baş bakan olma durumu ve baş bakanın görevi.
* Baş bakanın makamı.
* Baş bakan ve görevlilerinin çalıştığıdaire.
baş bayi * Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.
baş buğ * Eski Türklerde baş, başkan, komutan.
* Osmanlıİmparatorluğunda savaşzamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin
veya milis güçlerinin komutanı.
başçavuş * Astsubay başçavuş.
* Yeniçeri ocağının çavuşu.
başçavuşluk * Astsubay başçavuşrütbesi.
başçı * İşçi başı.
* Çiğveya pişmişkoyun, kuzu, sığır başısatan kimse.
başçık * Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
başdanışman * Danışmanların başı.
başdanışmanlık * Başdanışmanın işi veya görevi.
başdekorcu * Dekorcuların başı, dekor hazırlamada en üst sorumlu.
başdekorculuk * Başdekorcunun işi veya mesleği.
başdizgici * Bir basım evindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
başdizgicilik * Dizgicilerin başı.
başdümenci * Dümencilerin başı.
başdümeni * Gemi veya teknelerin başına yerleştirilen ve iyi bir manevra sağlayan dümen.
başefendi * Devlet dairelerinde kıdemli memur, başkâtip.
başeksper * Eksperlerin başı.
başeser * Kendi türünde en mükemmel eser, başyapıt, şaheser.
başeski * En kıdemli kimse.
* Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayıve erlerinin en kıdemlisi.
başfiyat * En iyi ürün için tespit edilen fiyat.
başgardiyan * Gardiyanların başı.
başgarson * Garsonların başı, metrdotel.
başgarsonluk * Başgarson olma durumu.
* Başgarsonun işi, metrdotellik.
başgedikli * En yüksek rütbeli astsubay.
başhakem * Yarışmayıveya oyunu yöneten hakemlerin başı.
başhekim * Bir hastahaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, baştabip, sertabip.
başhekimlik * Başhekimin görevi.
* Başhekimin makamı.
başhemşire * Bir klinik veya hastahanede hemşireleri yönetmekle görevlendirilmişhemşire.
başhemşirelik * Başhemşire olma durumu.
başhostes * Hava yollarında hosteslerin en deneyimlisi ve yapılan sefer boyunca hizmetten sorumlu kimse.
başıaçık * Örtü veya şapka ile başıörtülmemiş.
başıağrımak * bir işten dolayısorumlu duruma düşmek.
başı bağlanmak * biri evlendirilmek.
* birini yandaşolarak kazanmak, kendi yanında tutmak.
başı bağlı * Serbest olmayan.
* Evli.
başı belâda * çözülmesi güç, sıkıntılı bir durumda.
başı belâya girmek (veya uğramak) * sıkıcı, üzücü bir durumla karşılaşmak.
başı bütün * eşi hayatta olan (karıveya koca).
başıçatlamak * başıçok ağrımak.
başıçekmek * herhangi bir konuda önde gitmek, ön ayak olmak.
başıdara düşmek * sıkıntıya girmek.
başıdaralmak * (para yönünden) sıkıntıya, darlığa düşmek.

Bir yanıt yazın