Me he cansao de comer techo– Yemekten bıktım.De cada domingo igual– Her Pazar aynıDe ir detrás buscando un beso– Bir öpücük aramak için geride kalmaktanQue me lleve a tu portal–...
Y no tenía que hacerse y se hizo la dura– Ve bu yapılmak zorunda değildi ve çok oynadıYo nadaba por verla a pesar de la bruma– Sislere rağmen onu görmek için yüzüyordum.Con una copa en la ...
Me pongo a escribir como la primera vez– İlk seferki gibi yazmaya başlıyorum.Y solo pienso en tu nombre– Ve sadece senin adına düşünüyorumMe vuelvo a sentir como si fuera ayer– Yine ...
Fuí a la orilla del río– Nehir kıyısına gittim.Y vi que estabas muy sola– Ve çok yalnız olduğunu gördümVi que te habías dormido– Uyuduğunu gördüm.Vi que crecían amapolas– Haşha...
Suena el run-run de mi mundo marrón– Kahverengi dünyamın koşusu gibi geliyorDoble ración de realidad común– Ortak gerçekliğin çift rasyonuDesde un rincón de mi habitación– Odamın bir...
Fui madero, cualificado– Ben bir ahşaptım, nitelikliMal visto por algunos, por otros mal pagado– Bazıları tarafından kaşlarını çattı, diğerleri tarafından az ödendiPero yo sigo aquí, sigui...
Tú cansado de los hilos– Bu ipliklerden bıktın.Yo estoy dispuesta a coserlos– Onları dikmeye hazırım.En un momento tranquilo– Bir an sessizlik içinde Déjame que busque un hueco–...
Me pongo a escribir como la primera vez– I start writing like the first timeY solo pienso en tu nombre– And I only think in your nameMe vuelvo a sentir como si fuera ayer– I feel lik...
Me pongo a escribir como la primera vez– Ich fange an zu schreiben wie beim ersten MalY solo pienso en tu nombre– Und ich denke nur in deinem NamenMe vuelvo a sentir como si fuera ayerR...











