If I could save time in a bottle
– Eğer bir şişede zaman kazanabilirsem
The first thing that I’d like to do
– Yapmak istediğim ilk şey
Is to save every day
– Her gün kurtarmak için mi
‘Til eternity passes away
– Sonsuzluk geçene kadar
Just to spend them with you
– Sadece onları seninle geçirmek için
If I could make days last forever
– Eğer günlerimi sonsuza dek sürdürebilseydim
If words could make wishes come true
– Eğer kelimeler dilekleri gerçeğe dönüştürebilirse
I’d save every day like a treasure and then
– Her günü bir hazine gibi kurtarırdım ve sonra
Again, I’d spend them with you
– Yine, onları seninle geçirirdim
But there never seems to be enough time
– Ama asla yeterli zaman yok gibi görünüyor
To do the things you wanna do once you find them
– Onları bulduktan sonra yapmak istediğin şeyleri yapmak için
I’ve looked around enough to know
– Yeterince bilmek baktım
That you’re the one I wanna go through time with
– Sensin o zaman ile gitmek istiyorum
If I had a box just for wishes
– Sadece dilekler için bir kutum olsaydı
And dreams that had never come true
– Ve hiç gerçekleşmemiş rüyalar
The box would be empty
– Kutu boş olurdu
Except for the memory
– Bellek hariç
Of how they were answered by you
– Senin tarafından nasıl cevaplandıklarına dair
But there never seems to be enough time
– Ama asla yeterli zaman yok gibi görünüyor
To do the things you wanna do once you find them
– Onları bulduktan sonra yapmak istediğin şeyleri yapmak için
And I’ve looked around enough to know
– Ve bunu bilecek kadar etrafa baktım
That you’re the one I wanna go through time with
– Sensin o zaman ile gitmek istiyorum
If I could save time in a bottle
– Eğer bir şişede zaman kazanabilirsem
The first thing that I’d like to do
– Yapmak istediğim ilk şey
Is to save every day
– Her gün kurtarmak için mi
‘Til eternity passes away
– Sonsuzluk geçene kadar
Just to spend them with you
– Sadece onları seninle geçirmek için
But there never seems to be enough time
– Ama asla yeterli zaman yok gibi görünüyor
To do the things you wanna do once you find them
– Onları bulduktan sonra yapmak istediğin şeyleri yapmak için
I’ve looked around enough to know
– Yeterince bilmek baktım
That you’re the one I wanna go through time with
– Sensin o zaman ile gitmek istiyorum
Megan O’Neill Feat. Mark Caplice – Time in a Bottle İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları









