Que pensent les hommes quand on ne les lâche pas
– Erkekler gitmelerine izin vermediğinde ne düşünüyor
Oh, oh, oh
– Oh, oh, oh
Quand on est à fond, qu’on appelle mille fois, mille fois
– Tam güçte olduğumuzda, bin kez, bin kez diyoruz
Oh
– Ey
Quand pour un rien, on se met dans tous nos états
– Hiçbir şey için değilken, kendimizi tüm eyaletlerimize koyduk
Oh, oh, non
– Oh, oh, hayır
Quand on tape des crises juste pour qu’ils restent là, restent là
– Krizleri Sadece orada kalmak için yazdığınızda, orada kalın
Oh
– Ey
Je sais, parfois j’abuse et quand je fais ma reloue
– Biliyorum, bazen kötüye kullanırım ve reloue’umu yaptığımda
Et jamais je ne m’excuse, je n’ai qu’à lui faire les yeux doux
– Ve asla özür dilemem, sadece gözlerini tatlı yapmak zorundayım
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment chez nous, chez nous
– Bizimle ilgili ne gibi, bu, bizimle ilgili dedim, kendi kendime.
Ne sont traitées comme des reines que celles qui les rendent fous
– Sadece onları delirtenlere kraliçeler gibi davranılır
De temps en temps, il faut les rendre jaloux
– Zaman zaman, onları kıskandırmak zorunda
Ils aiment quand on les pousse à bout, à bout
– Onları kıçına ittiğin zaman seviyorlar, popo
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment
– Kendi kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu
Tout le temps stressés, tout le temps blessés
– Her zaman stresli, her zaman yaralı
Tout le temps choqués, ça fait partie de nos phrases
– Her zaman şok oldu, bu bizim cümlelerimizin bir parçası
Tout le temps, faut nous rassurer
– Her zaman, kendimizi güvence altına almalıyız
Et tout le temps, il faut nous réchauffer, réchauffer
– Ve her zaman ısınmamız, ısınmamız gerekiyor
On a besoin de vous, oh, c’est comme ça qu’on exprime notre amour, oh
– Sana ihtiyacımız var, oh, aşkımızı böyle ifade ediyoruz, oh
On en fait un peut plus chaque jour, tada
– Her gün bir tane daha yapıyoruz, tada
Pour que ça marche,
– Çalışması için ,
On est toujours prête a tout, toujours prête a tout, tada
– Her zaman her şeye hazırız, her zaman her şeye hazırız, tada
Je sait parfois j’abuse et quand je fais ma reloue
– Bazen kötüye kullandığımı ve reloue’umu yaptığımda biliyorum
Et jamais je ne m’excuse, je n’ai qu’à lui faire les yeux doux
– Ve asla özür dilemem, sadece gözlerini tatlı yapmak zorundayım
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment chez nous, chez nous
– Bizimle ilgili ne gibi, bu, bizimle ilgili dedim, kendi kendime.
Ne sont traitées comme des reines que celles qui les rendent fous
– Sadece onları delirtenlere kraliçeler gibi davranılır
De temps en temps, il faut les rendre jaloux
– Zaman zaman, onları kıskandırmak zorunda
Ils aiment quant on les pousse à bout, à bout
– Onları uçtan uca ittiğimizde seviyorlar
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment, oh
– Kendi kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu, oh
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment, oh
– Kendi kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu, oh
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment, oh, oh oh oh, oh oh oh
– Kendi kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment chez nous, chez nous
– Bizimle ilgili ne gibi, bu, bizimle ilgili dedim, kendi kendime.
Ne sont traitées comme des reines que celles qui les rendent fous
– Sadece onları delirtenlere kraliçeler gibi davranılır
De temps en temps, il faut les rendre jaloux
– Zaman zaman, onları kıskandırmak zorunda
Ils aiment quant on les pousse à bout, à bout
– Onları uçtan uca ittiğimizde seviyorlar
Je me dis, c’est ce qu’ils aiment, oh
– Kendi kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu, oh
Sheryfa Luna, eh eh, ah ah, je me dis, c’est ce qu’ils aiment
– Sheryfa Luna, eh eh, ah ah, kendime söylüyorum, sevdikleri şey bu
Eh eh oh oh, ouh, eh eh, eh eh.
– Vay, vay, vay, vay, vay.
Sheryfa Luna – Ce Qu’ils Aiment Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

Etiketlendi:Sheryfa Luna








