Tú puedes intentar desafanarte– Kendinize meydan okumayı deneyebilirsinizIncluso convencerme de engañarte– Hatta seni aldatmam için beni ikna etNo importará mil veces el porqué– Soru...
¡Va!– Git!¡Hey!– Hey! No, no me fío, no me fío– Hayır, güvenmiyorum, güvenmiyorumDe lo que dicen los demás de ti– Başkalarının senin hakkında söylediklerindenLo vivo en carne p...
¿Que tiene’?– Ne buldun? A veces cuando la luz atraviesa temprano– Bazen ışık erken geldiğindePor la ventana entre el sol y tú llegas buscándome– Güneş ile sen arasındaki pence...
Histéricos de felicidad– Histerik mutlulukNos adoraba la cámara– Kamerayı çok sevdik.Publicabas toda nuestra intensidad– Tüm yoğunluğumuzu yayınladınız.Te llovían las marcas– Y...
El dinero no es la vida– Para hayat değildirAunque a veces lo parezca– Her ne kadar bazen öyle görünüyorEl dinero no es salud, ni paz, ni luz, ni fé, ni amor– Para sağlık, barış, ışı...
Mi corazón se enfrenta– Kalbim yüzlerNo va llevando la cuenta– Takip etmek değil.Como un boxeador yo comprendo que el knock out es parte de cada pelea– Bir boksör olarak, nakavtın he...
Antes, caminábamos de la mano– Daha önce el ele yürüdükTodo era ilusión y sin condición nos amamos– Her şey bir yanılsamaydı ve koşulsuz birbirimizi seviyoruzCómo nunca se amó– Nasıl...
Si es verdad que tú te vas– Eğer gideceğin doğruysaSi ya no hay vuelta atrás– Eğer geri dönüş yoksaYa sé bien lo que dirás– Senin ne söyleceğini biliyorum.Ya sé que mentirás, no hay ...
¡Va!– Go!¡Hey!– Hey! No, no me fío, no me fío– No, I don’t trust, I don’t trustDe lo que dicen los demás de ti– Of what others say about youLo vivo en carne propia&...











