Blog

  • Polo Frost Feat. Ayo & Teo – Best Ever İngilizce Sözleri Türkçe Anlamları

    Polo Frost Feat. Ayo & Teo – Best Ever İngilizce Sözleri Türkçe Anlamları

    Im gonna give u the best dick ever
    – Sana dünyanın en iyi horoz vereceğim
    Im gonna fuck your best friend too
    – Ben de en iyi arkadaşını becereceğim
    Im gonna drip my shoes my jealous
    – İm gonna damlama benim ayakkabı benim kıskanç
    Ice on my wrist my neck igloo
    – Bileğimde buz boynumda igloo
    Beat it
    – Defolmak
    Oh
    – Ey
    Beat it up
    – Onu dövmek
    Beat it
    – Defolmak
    Oh
    – Ey
    Beat it up
    – Onu dövmek
    Im gonna give u the best divk ever
    – Sana dünyanın en iyi divk’ını vereceğim
    Im gonna fuck your best friend too
    – Ben de en iyi arkadaşını becereceğim
    Michael Jackson im gon beat it
    – Michael Jackson im gon yendi
    Dick game undefeated
    – Dick oyunu yenilmez
    She look good in dat bikini
    – Dat bikinili güzel görünüyor
    But the winter time my favorite season
    – Ama kış zamanı benim en sevdiğim mevsim
    She gon drop it and reverse
    – O gon bırak ve ters
    Milly rock and revers
    – Milly rock ve revers
  • Ofenbach vs. Nick Waterhouse – Katchi (Ofenbach Vs. Nick Waterhouse) İngilizce Sözleri Türkçe Anlamları

    Ofenbach vs. Nick Waterhouse – Katchi (Ofenbach Vs. Nick Waterhouse) İngilizce Sözleri Türkçe Anlamları

    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop

    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    – (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    All night long
    – Gece boyunca
    (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    – (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    – (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    All night long
    – Gece boyunca
    (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)
    – (Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop)

    Well, well, well
    – Vay, vay, vay
    It’s been such a long day
    – Çok uzun bir gün oldu.
    I’m kinda tired, bring your soothing arms my way
    – Biraz yorgunum, yatıştırıcı kollarını benim yoluma getir
    My back is aching and my body sore
    – Sırtım ağrıyor ve vücudum ağrıyor
    Don’t stop honey, you know that I want more
    – Durma tatlım, daha fazlasını istediğimi biliyorsun.

    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    All night long
    – Gece boyunca
    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    All night long
    – Gece boyunca

    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop

    I went on down to Leon’s place
    – Aşağı Leon yere gittim
    He had such a beat look on his face
    – Yüzünde çok keskin bir ifade vardı.
    I said: Hey man, where, where’d you get those eyes?
    – Dedim ki: Hey dostum, bu gözleri nereden buldun?
    He met a girl that could hypnotize
    – Hipnotize edebilecek bir kızla tanıştı.

    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    All night long
    – Gece boyunca
    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    All night long
    – Gece boyunca

    Alright
    – Peki

    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor
    Well, well
    – Vay, vay
    She gives me Katchi
    – Bana Katchi veriyor

    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
    – Doo wop a doo wop, shoopi doobi doo wop
  • Hiro & Ninho – A Découvert Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    Hiro & Ninho – A Découvert Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    Frappé par la foudre, elle éveille mes doutes les plus sombres
    – Yıldırım çarptığında, en karanlık şüphelerimi uyandırıyor
    Elle a les formes qui te font oublier même ton foyer
    – Evinizi bile unutmanızı sağlayan formlar var.
    Je me rappelle du jour où nos yeux se sont croisés
    – Gözlerimizin kesiştiği günü hatırlıyorum.
    J’aurais voulu te prendre plus qu’un baiser volé
    – Keşke seni çalıntı bir öpücükten daha fazla alabilseydim.
    Je reconnaîtrai même ton parfum parmi des milliers
    – Parfümünüzü binlerce kişi arasında bile tanıyacağım
    Je t’ai voulu coûte que coûte mais quel con j’étais casé
    – Ne pahasına olursa olsun seni istedim ama ne kadar aptaldım.
    Tu voulais un CDI mais à mi-temps j’étais placé
    – Bir CDI istedin ama devre arasında ben yerleştirildim.
    C’est vrai que tu valais mieux que des appels manqués
    – Cevapsız çağrılardan daha iyi olduğun doğru.
    À la Gattuso, des coudes j’ai joué
    – Gattuso’da dirseklerle oynadım
    Pour gagner une petite place dans ton cœur cellophané
    – Selofan kalbinizde küçük bir yer kazanmak için

    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur, j’me suis endetté
    – Onun kalbinden önce borçlandığımı hesaba katmalıyım.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur, j’me suis endetté
    – Onun kalbinden önce borçlandığımı hesaba katmalıyım.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.

    J’ai zoné toute la nuit, j’suis incapable de dormir
    – Bütün gece zon yaptım, uyuyamıyorum.
    Moi je me voyais faire des gosses, les regarder grandir
    – Kendimi çocuk yaparken, büyümelerini izlerken gördüm.
    Et aujourd’hui mon cœur ne bat plus pour toi
    – Ve bugün kalbim artık senin için atmıyor
    Et si le crime est passionnel je suis coupable
    – Ve eğer suç tutkuluysa ben suçluyum
    À découvert, à découvert la plaie ne veut pas guérir
    – Açılmamış, açılmamış yara iyileşmek istemiyor
    À cœur ouvert mais je suis trop fier donc je ne peux pas te retenir
    – Açık yürekli ama çok gururluyum, bu yüzden seni geri tutamıyorum
    J’sais que tu penses à moi, tu te revois dans mes bras
    – Beni düşündüğünü biliyorum, kendini tekrar kollarımda görüyorsun
    J’sais que tu penses à nous mais faut oublier tout ça
    – Bizi düşündüğünü biliyorum, ama tüm bunları unutmalıyız.
    Et si je m’en vais c’est qu’il y a mieux ailleurs
    – Ve eğer gidersem, başka yerlerde daha iyi olduğu için
    Et si je m’en vais c’est qu’il y a mieux ailleurs
    – Ve eğer gidersem, başka yerlerde daha iyi olduğu için
    Et si je m’en vais c’est qu’il y a mieux ailleurs
    – Ve eğer gidersem, başka yerlerde daha iyi olduğu için
    Et si je m’en vais c’est qu’il y a mieux ailleurs
    – Ve eğer gidersem, başka yerlerde daha iyi olduğu için

    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.

    Tu veux me voir rester, fauter
    – Kalmamı mı istiyorsun, faul?
    Que j’sois désolé, désarmé
    – Üzgünüm, silahsız.
    T’étais qu’un plan B, j’suis plombé
    – Sen sadece bir B planıydın, mahvoldum.
    Tu voyais notre futur, je parle de toi au passé
    – Geleceğimizi gördün, geçmişte senden bahsediyorum.
    Tire un trait
    – Çizgi çekmek
    Personne ne pourra me changer
    – Kimse değiştiremez beni
    Tu veux que j’me perde dans tes bras
    – Kollarında kaybolmamı mı istiyorsun?
    À sens inverse, je ferai mes pas
    – Tersine, adımlarımı atacağım

    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
    Putain elle m’a découvert, m’a mis à découvert
    – Lanet beni keşfetti, beni açığa çıkardı
    J’ai des comptes à rendre, devant son cœur je me suis endetté
    – Onun kalbi borçlanmadan önce hesap vermeliyim.
  • DA Uzi, Ninho & SCH Feat. Hornet La Frappe, Leto, Sadek, Soprano & Hornet La Frappe, Leto, Sadek, Soprano – La vie du binks Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    DA Uzi, Ninho & SCH Feat. Hornet La Frappe, Leto, Sadek, Soprano & Hornet La Frappe, Leto, Sadek, Soprano – La vie du binks Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    Poto, c’est l’label là, unh
    – Poto, buradaki etiket bu.
    Rec. 118 on t’a dit
    – RECs. 118 size söyledik
    Écurie d’batards, écurie d’batards
    – Batards istikrarlı, batards istikrarlı
    Binks, binks, binks
    – Binks, binks, binks

    J’ai connu la hess donc mille deux ça m’irait
    – Hess’i biliyordum, bu yüzden bin iki bana uyacaktı
    Marrant d’dire ça dans un jeans Amiri
    – Amiri kot pantolonunda bunu söylemek komik
    Fais pas d’signe de gang, vous êtes quatre adhérents
    – Çete işareti yapmayın, dört üyesiniz.
    J’traine dans des coins sombres, pas devant la mairie
    – Karanlık köşelerde takılıyorum, Belediye binasının önünde değil
    La vodka est pure, j’avoue ça m’écœure
    – Votka saf, itiraf etmeliyim ki beni hasta ediyor
    Le contrôle est sûr, le pilote est beurre
    – Kontrol güvenli, sürücü tereyağı
    Conso’ dans les burnes du coup ça déborde
    – Conso ‘ delikleri içinde bu taşar darbe
    Ça rentre des thunes sans plus faire d’effort
    – Daha fazla çaba harcamadan para geliyor
    J’ai craché ma haine еntre deux beuj, unh
    – İki beuj arasında nefretimi kustum, unh
    Jе vois qu’ton ul-c depuis qu’t’as vu l’buzz, unh
    – Vızıltıyı gördüğünden beri ul-c’nizi görüyorum, unh
    Niquer des mères j’en avais besoin
    – Kahrolası anneler ben needed
    Juste pour un teh, on a mit deux joints
    – Sadece bir teh için iki eklem koyduk
    Les p’tits sur Btwin, les grands sous bibine
    – Btwin üzerinde küçük olanlar, büyük sous bibine
    Y a pas d’CBD, en face ça bibi’
    – CBD yok, önünde bibi’
    Encore l’appétit, encore la bite dur
    – Hala iştah, hala sert horoz
    Encore à la mode, vient faire la picture
    – Hala moda, resim yapmak için geliyor

    C’est Mozart, Capitaine, Jackson (Jackson)
    – Bu Mozart, Kaptan, Jackson (Jackson)
    Dans un 4matic d’Allemagne (sku)
    – Almanya’dan bir 4matıc (sku)
    Que des frappes en lucarne quand j’arrive (putain)
    – Geldiğimde ışıklık o tuş vuruşlarını (lanet)
    Là, c’est noir, c’est le Nord, c’est la ue-r (putain)
    – Bu siyah, bu Kuzey, bu AB-R (lanet)
    Badaboum, badaboum, badaboum (badaboum)
    – Badaboum, badaboum, badaboum (badaboum)
    Pour le respect du gang, on déboule (ah oui)
    – Çetenin saygısı için, iniyoruz (Ah evet)
    Ouais c’est cool quand les kilos s’écoulent
    – Evet, kilolar aktığında harika
    C’est nous les racailles dans le hall quand il caille (bah wesh)
    – Bu bıldırcın (Bah wesh) zaman salonda bize pislik var)
    Du streaming, des problèmes, des fusils à pompe
    – Akış, sorunlar, av tüfeği
    Les gardiens de la paix qui cassent la porte
    – Kapıyı kıran barış Muhafızları
    Du t-shi, d’la be-her qui tit-par vite
    – T-shi, be-her kim baştankara-hızlı tarafından
    J’finis mon shopping: Gucci, Louis Vi’
    – Alışverişimi bitiriyorum: Gucci, Louis Vı’
    J’met les sacs dans le coffre du Audi (sku, sku, sku, sku, sku)
    – Çantaları Audi’nin bagajına koydum (sku, sku, sku, sku, sku)
    Les vitres sont teintées
    – Pencereler renkli
    J’suis refait en direct, j’ai gagné au quinté (bang, Double Bang)
    – Canlı olarak yeniden yapıyorum, beşli kazandım (bang, double Bang)

    J’sais même pas t’es qui (j’sais même pas t’es qui)
    – Kim olduğunu bile bilmiyorum (kim olduğunu bile bilmiyorum)
    Tu fais l’voyou, tu m’énerves (tu fais l’bandit, ça m’énerve)
    – Bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyorsun (bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyor)
    Y a beaucoup d’tho-my
    – Çok fazla tho-my var
    C’est pas avec tout l’monde qu’on parle affaire (nan nan nan nan)
    – İş hakkında konuştuğumuz herkesle değil (nan nan nan nan)
    J’ai rêvé d’Miami beach, j’me suis taillé
    – Miami beach’i hayal ettim, kendimi kestim
    On vend le shit mais on est très bien organisé
    – Bok satıyoruz ama çok iyi organize olduk.
    Tout l’monde est payé, le bosseur est sociable
    – Herkes ödenir, işçi sosyaldir
    Avis du binks, du fucking binks
    – Binks hakkında yorumlar, lanet binks

    Les paroles, elles sont pas trop mâchés
    – Kelimeler, onlar çok çiğnenmiş değil
    Toujours on vendra la H
    – Her zaman H satacağız
    C’est pas les mêmes dans leur cité
    – Bu onların şehirlerinde aynı şey değil
    Y a des cousins au boulot, sans l’État,
    – Devlet olmadan iş yerinde kuzenler var,
    Ils débouleront, faut les étales si on s’fache
    – Kaçacaklar, sinirlenirsek tezgahlara ihtiyacımız var.
    On s’connait depuis l’QD, on s’connait depuis l’lycée
    – QD’DEN beri birbirimizi tanıyoruz, liseden beri birbirimizi tanıyoruz
    J’avais pas trop d’amis qui venait
    – Benim çok fazla arkadaşım gelecek yoktu
    M’aider mais respecte les délais, eh
    – Bana yardım et, ama son teslim tarihlerine uy, ha
    Et depuis longtemps, moi j’veux pas parler
    – Ve uzun bir süre konuşmak istemiyorum
    On tire sur tout l’monde, mec apprend à piloter
    – Herkesi vururuz, dostum uçmayı öğrenir
    Et depuis enfant, j’veux être le plus fort
    – Ve çocukluğumdan beri, en güçlü olmak istiyorum
    J’fais l’tour du monde, mec apprend à piloter
    – J ‘ fais l dünya çapında, dostum uçmayı öğrenir

    Hôtel Hilton, grand folle obscène
    – Hilton otel, büyük çılgın müstehcen
    Grosse conne, grave belle, bombonne dans l’Scén’
    – Sahnede büyük amcık, ciddi güzel, bombonne
    Espace Schengen, les putes légales
    – Schengen Bölgesi, yasal fahişeler
    Bientôt y aura même plus d’ je t’aime
    – Yakında daha da fazla olacak seni seviyorum
    Finis j’détaille, vie comme Beckham, paye la bécane avec PayPal
    – Finis j’detaille, Beckham gibi hayat, PayPal ile bisiklet öde
    Une tonne, deux tonnes, trois tonnes,
    – Bir ton, iki ton, üç ton,
    Deux cames vaudront jamais vingt et un grammes
    – İki kamera asla yirmi bir gram değerinde olmayacak
    Location, full option pour rotation sans caution ni approbation
    – Kiralama, depozito veya onay olmadan rotasyon için tam seçenek
    Y a qu’deux pas entre sucer et l’unification
    – Emme ve birleşme arasında sadece iki adım vardır
    Qu’un kilomètre entre le neuf et l’occasion
    – Yeni ve kullanılmış arasında sadece bir kilometre
    TP, TP, TP, Papa ou pas, j’vais venir péter
    – TP, TP, TP, baba ya da değil, ben gelip osuruk
    Reprendre, péter l’X-ADV
    – Devam et, x-ADV osuruk
    Les mains pleines de Mixa bébé (merde)
    – Lanet) Mixa bebeğim tam eller)
    J’ai pris le 4Motion, le 4Motion full option
    – 4motion, 4Motion tam seçeneği aldım
    Ils m’demandent pas d’caution (rien)
    – Kefalet için bana sormuyorlar (hiçbir şey)
    Ils m’demandent pas d’caution (rien)
    – Kefalet için bana sormuyorlar (hiçbir şey)
    J’ai pris le 4Motion, le 4Motion full option
    – 4motion, 4Motion tam seçeneği aldım
    Ils m’demandent pas d’caution (rien), ils m’demandent pas d’caution
    – Bana kefalet istemiyorlar (hiçbir şey), kefalet istemiyorlar

    J’arrive en Louis Vuitton, j’arrive en full Dolce
    – Louis Vuitton’a varıyorum, Dolce dolce’a varıyorum
    J’sais même plus combien j’ai mis, ça fait que d’dépenser
    – Ne kadar harcadığımı bile biliyorum, sadece harcıyor
    J’arrive en Louis Vuitton, j’arrive en full Dolce
    – Louis Vuitton’a varıyorum, Dolce dolce’a varıyorum
    J’sais même plus combien j’ai mis, ça fait que d’dépenser
    – Ne kadar harcadığımı bile biliyorum, sadece harcıyor

    J’sais même pas t’es qui (j’sais même pas t’es qui)
    – Kim olduğunu bile bilmiyorum (kim olduğunu bile bilmiyorum)
    Tu fais l’voyou, tu m’énerves (tu fais l’voyou, ça m’énerve)
    – Bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyorsun (bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyor)
    Y a beaucoup d’tho-my
    – Çok fazla tho-my var
    C’est pas avec tout l’monde qu’on parle affaire (nan nan nan nan)
    – İş hakkında konuştuğumuz herkesle değil (nan nan nan nan)
    J’ai rêvé d’Miami beach, j’me suis taillé (j’me suis tiré)
    – Miami beach’i hayal ettim, J’me suis taillé (J’me suis tiré)
    On vend le shit mais on est très bien organisé (très structuré)
    – Bok satıyoruz ama çok iyi organize olduk (çok yapılandırılmış)
    Tout l’monde est payé, le bosseur est sociable
    – Herkes ödenir, işçi sosyaldir
    Avis du binks, du fucking binks
    – Binks hakkında yorumlar, lanet binks

    En star, j’arrive en balle, on va manger du Gucci
    – Bir yıldız olarak, bir baloda geliyorum, Gucci’yi yiyeceğiz
    Des pythons dans les hoodies
    – Hoodies pitonlar
    Et t’sais qu’on veut racheter la city (han, puta madré)
    – Ve biz şehir (han, puta madré) satın almak istiyorum biliyorum)
    Il m’faut un HSE, il m’faut un “H” au sol, JVLIVS
    – Bir SEÇ’E ihtiyacım var, yerde bir ” H ” ye ihtiyacım var, JVLİVS
    C’est l’S, c’est l’S, j’fais l’rap, fais l’reste
    – Bu S, Bu S, ben rap yapmak, gerisini yapmak
    Veste longue dans les guest,
    – Konuk uzun ceket,
    Métaux dans les caisses (et j’recompte l’espèce)
    – Kasalardaki metaller (ve türleri yeniden hesaplıyorum)
    Kilo d’blanche dans les presses,
    – Basın beyaz Kilo,
    Elle sait qu’dire yes comme une American Express
    – Bir American Express gibi evet dediğini biliyor.
    Chaque mot c’est une touche-car, pull up new extendo
    – Her kelime bir dokunmatik araba, yeni extendo yukarı çekin
    C’est Marseille sur les plaplards,
    – Bu plaplards üzerinde Marsilya oldu,
    Plaque Allemande sur les radars (Mathafack)
    – Radarlarda Alman plakası (Mathafack)

    Binks, binks, binks, binks, binks
    – Binks, binks, binks, binks, binks
    Le label a sortit les gangs, plus brillant que des cubes links
    – Etiket, bağlantı küplerinden daha parlak olan çeteleri serbest bıraktı
    Sortez les guns, j’répète
    – Silahları çıkarın, tekrar ediyorum.
    Binks, binks, binks, binks, binks
    – Binks, binks, binks, binks, binks
    Plus bien dès que le famille banks
    – En kısa sürede bankalar aile olarak daha iyi
    Le masque de Dalí devant ta banque, sort de ta planque
    – Banka önünde dalí’nin maskesi, saklandığı yerden çık
    Des cargaisons d’albums, j’en ai écoulé quelques kilos
    – Bir sürü albüm, birkaç kilo kaybettim
    Ça fantasme sur ma Sacem comme sur la dernière couv’ de J.Lo
    – J. Lo’nun son kapağında olduğu gibi Sacem’i hayal ediyor
    Fais-toi petit comme un wilo
    – Kendini bir wilo gibi küçük yap
    Hello, j’ai l’Omertà au bout du stylo
    – Merhaba, kalemin sonunda Omertà var
    J’ai le flow qui dénude le game comme la Vénus de Milo
    – Milo Venüs gibi oyun şeritler akışı var
    Ciao, c’était Sopra’ dans son vaisseau
    – Ciao, gemisindeki Sopra’ydı.

    J’arrive en Louis Vuitton, j’arrive en full Dolce
    – Louis Vuitton’a varıyorum, Dolce dolce’a varıyorum
    J’sais même plus combien j’ai mis, ça fait que d’dépenser
    – Ne kadar harcadığımı bile biliyorum, sadece harcıyor
    J’arrive en Louis Vuitton, j’arrive en full Dolce
    – Louis Vuitton’a varıyorum, Dolce dolce’a varıyorum
    J’sais même plus combien j’ai mis, ça fait que d’dépenser
    – Ne kadar harcadığımı bile biliyorum, sadece harcıyor

    J’sais même pas t’es qui (j’sais même pas t’es qui)
    – Kim olduğunu bile bilmiyorum (kim olduğunu bile bilmiyorum)
    Tu fais l’voyou, tu m’énerves (tu fais l’voyou, ça m’énerve)
    – Bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyorsun (bir haydut yapıyorsun, beni kızdırıyor)
    Y a beaucoup d’tho-my
    – Çok fazla tho-my var
    C’est pas avec tout l’monde qu’on parle affaire (nan nan nan nan)
    – İş hakkında konuştuğumuz herkesle değil (nan nan nan nan)
    J’ai rêvé d’Miami beach, j’me suis taillé (j’me suis tiré)
    – Miami beach’i hayal ettim, J’me suis taillé (J’me suis tiré)
    On vend le shit mais on est très bien organisé (très structuré)
    – Bok satıyoruz ama çok iyi organize olduk (çok yapılandırılmış)
    Tout l’monde est payé, le bosseur est sociable
    – Herkes ödenir, işçi sosyaldir
    Avis du binks, du fucking binks (eh, eh, hey)
    – Binks’in görüşü, lanet binks’in görüşü (eh, eh, hey)
  • OBOY – Cabeza Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    OBOY – Cabeza Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    La cabeza
    – La cabeza

    Ils ont grave le seum (ils ont grave le mort), posé, j’bois mon Capri-Sun (j’sirote ça)
    – Seum’u mezar ediyorlar (ölüleri mezar ediyorlar), yatıyorlar, Capri-Güneşimi içiyorum (yudumluyorum)
    Une vie pas très saine (une vie pas très saine), j’veux pas voir ma sse-lia rétrécir (nan, nan)
    – Çok sağlıklı olmayan bir yaşam (çok sağlıklı olmayan bir yaşam), sse-lıa’mın küçülmesini görmek istemiyorum (nan, nan)
    Donc les manches, j’ai dû retrousser, elle veut l’anneau mais j’suis pas pressé (j’suis pas pressé)
    – Bu yüzden kolları yuvarlamak zorunda kaldım, bir yüzük istiyor, ama Acelem yok (Acelem yok)
    Là j’suis pété sous (j’suis pété sous) pilon qui t’fait tousser
    – Orada osurdum (osurdum) öksürmene neden olan baget
    Elle veut quoi la-celle, Nouveau YSL, j’lui dis “Fais des sous” (vas-y fais partir)
    – Ne istiyor la-celle, yeni YSL, ona “para kazan” diyorum (git git)
    Nan mais j’hallucine, on n’est pas tout seul dans ma cabeza (dans ma te-tê, dans ma te-tê)
    – Hayır, ama halüsinasyon görüyorum, cabeza’da yalnız değiliz (te-tê’de, te-tê’de)
    Toutes les positions (toutes les positions) dans des bonnes conditions (dans des bonnes conditions)
    – Tüm pozisyonlar (tüm pozisyonlar) iyi koşullar altında (iyi koşullar altında)
    Toutes les positions (toutes les positions), j’vais pas te faire un dessin
    – Tüm pozisyonlar (tüm pozisyonlar), sana bir çizim çizmeyeceğim

    Ils ont l’mort, j’les vois tous câbler
    – Ölüm onların elinde, hepsini görüyorum.
    J’ai pas l’time, faut mes ous-s cabrón
    – Zamanım yok, ous-s cabrón’uma ihtiyacım var
    Gucci, Fendi, y a des bijoux qui brillent
    – Gucci, Fendi, parlayan mücevherler var
    Elle a walou mais j’la vois se cambrer
    – Walou var ama onu kemerli görüyorum

    Ils ont l’mort, j’les vois tous câbler
    – Ölüm onların elinde, hepsini görüyorum.
    J’ai pas l’time, faut mes ou-ss cabrón
    – Zamanım yok, or-ss cabrón’uma ihtiyacım var
    Gucci, Fendi, y a des bijoux qui brillent
    – Gucci, Fendi, parlayan mücevherler var
    Elle a walou mais j’la vois s’cambrer
    – Walou var ama onu kemerli görüyorum

    Là j’suis pété, pas sous kichta mais sous pétou, toute l’année
    – Orada osurdum, kichta altında değil, petou altında, tüm yıl boyunca
    V’là les pétards, dans la te-boî mais j’vais pas rester, toute la nuit
    – V’là Havai Fişekler, Te-kutusunda ama bütün gece kalmayacağım

    Tu l’as touché bah tu l’achètes (tu touches), j’prends que le cash, j’prends pas les chèques
    – Ona dokundun, satın alıyorsun (dokunuyorsun), bu parayı alıyorum, çekleri almıyorum
    Elle et moi après dans la chambre, elle est moite, elle a des papillons dans la chatte
    – O ve ben yatak odasında sonra, o terli, onu kedi kelebekler var
    Ça coupe le te-shi à la machette (ça coupe)
    – Te-shi’yi bir Pala ile keser (keser)
    Dans le VIP, sous mes lunettes j’suis arraché (j’suis arraché)
    – VIP’DE, gözlüklerimin altında yırtıldım (yırtıldım)
    Et le videur me zieute, j’fume mon haschich (mon haschich)
    – Ve fedai bana zieute, benim karma (benim karma) duman)
    Me fais pas ié-ch, j’mets la capuche, j’prends mon cash et viens on s’arrache
    – Beni ié-ch yapma, kaputu koydum, paramı aldım ve gözyaşı döktük

    Ils ont grave le seum, posé, j’bois mon Capri-Sun
    – Onlar mezar seum, koydu, benim Capri-Güneş içmek
    Une vie pas très saine, j’veux pas voir ma sse-lia rétrécir
    – Çok sağlıklı bir yaşam değil, benim SSE-lıa küçültmek görmek istemiyorum

    Ils ont l’mort, j’les vois tous câbler
    – Ölüm onların elinde, hepsini görüyorum.
    J’ai pas l’time, faut mes ous-s cabrón
    – Zamanım yok, ous-s cabrón’uma ihtiyacım var
    Gucci, Fendi, y a des bijoux qui brillent
    – Gucci, Fendi, parlayan mücevherler var
    Elle a walou mais j’la vois s’cambrer
    – Walou var ama onu kemerli görüyorum

    Ils ont l’mort, j’les vois tous câbler
    – Ölüm onların elinde, hepsini görüyorum.
    J’ai pas l’time, faut mes ous-s cabrón
    – Zamanım yok, ous-s cabrón’uma ihtiyacım var
    Gucci, Fendi, y a des bijoux qui brillent
    – Gucci, Fendi, parlayan mücevherler var
    Elle a walou mais j’la vois s’cambrer
    – Walou var ama onu kemerli görüyorum

    Là j’suis pété, pas sous kichta mais sous pétou, toute l’année
    – Orada osurdum, kichta altında değil, petou altında, tüm yıl boyunca
    V’là les pétards, dans la te-boî mais j’vais pas rester, toute la nuit
    – V’là Havai Fişekler, Te-kutusunda ama bütün gece kalmayacağım

    Ils ont grave le seum, posé, j’bois mon Capri-Sun
    – Onlar mezar seum, koydu, benim Capri-Güneş içmek
    Une vie pas très saine, j’veux pas voir ma sse-lia rétrécir
    – Çok sağlıklı bir yaşam değil, benim SSE-lıa küçültmek görmek istemiyorum
  • Vianney – Beau-papa Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    Vianney – Beau-papa Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    J’avais pas prévu d’un jour adopter
    – Bir gün evlat edinmeyi planlamamıştım.
    Mon enfant j’ai dû surtout m’adapter
    – Çocuğum özellikle uyum sağlamak zorunda kaldım
    Y’a pas que les gènes qui font les familles
    – Aileleri yapan sadece genler değil
    Des humains qui s’aiment suffisent
    – Birbirini seven insanlar yeterli

    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    On la traverse à deux, à trois
    – Çiftler halinde, üçlü olarak geçiyoruz
    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    Prends ma main de beau-papa
    – Adım baba elimi al

    J’t’attendais pas
    – Hiç beklemiyordum seni
    J’te laisserai pas
    – Buna izin vermem!
    Même sans l’même sang, on s’aimera
    – Aynı kan olmasa bile, birbirimizi seveceğiz

    Non, je ne volerai jamais la place du premier qui t’a dit “Je t’aime”
    – Hayır, sana “Seni seviyorum” diyen ilk kişinin yerini asla çalmayacağım”
    Sur ton visage, on voit son visage et c’est ainsi que tu es belle
    – Yüzünüzde, onun yüzünü görüyoruz ve bu ne kadar güzelsin
    De vous à moi, c’est moi, j’avoue, qui me suis invité
    – Senden bana, İTİRAF EDİYORUM, beni davet eden benim
    Dans sa vie, là, dans la vie où elle n’a rien demandé
    – Hayatında, orada, hiçbir şey sormadığı hayatta

    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    On la traverse à deux, à trois
    – Çiftler halinde, üçlü olarak geçiyoruz
    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    Prends ma main de beau-papa
    – Adım baba elimi al

    J’t’attendais pas
    – Hiç beklemiyordum seni
    J’te laisserai pas
    – Buna izin vermem!
    Même sans l’même sang, on s’aimera
    – Aynı kan olmasa bile, birbirimizi seveceğiz

    On s’aimera
    – Birbirimizi seveceğiz

    J’avais pas prévu d’un jour adopter
    – Bir gün evlat edinmeyi planlamamıştım.
    En vérité nue, c’est toi qui l’as fait
    – Gerçek şu ki, çıplak, bunu yapan sendin
    Y’a pas que les gènes qui font les familles
    – Aileleri yapan sadece genler değil
    Du moment qu’on s’aime
    – Birbirimizi sevdiğimiz sürece

    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    On la traverse à deux, à trois
    – Çiftler halinde, üçlü olarak geçiyoruz
    Et si l’averse nous touche, toi et moi
    – Ve eğer sağanak bize çarparsa, sen ve ben
    Prends ma main dis prends la
    – Elimi tut de al.

    J’t’attendais pas
    – Hiç beklemiyordum seni
    J’te laisserai pas
    – Buna izin vermem!
    Même sans l’même sang, on s’aimera
    – Aynı kan olmasa bile, birbirimizi seveceğiz

    Même sans l’même sang, on s’aimera
    – Aynı kan olmasa bile, birbirimizi seveceğiz
  • 13 Organisé Feat. Sch, Kofs, Jul, Naps, Soso Maness, Elams, Solda & Houari – Bande organisée Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    13 Organisé Feat. Sch, Kofs, Jul, Naps, Soso Maness, Elams, Solda & Houari – Bande organisée Fransızca Sözleri Türkçe Anlamları

    Oui, ma gâtée, RS4 gris nardo, bien sûr qu’ils m’ont raté (gros, bien sûr)
    – Evet, benim şımarık, Rs4 gri nardo, tabii ki beni özlediler (tabii ki büyük)
    Soleil dans la bulle, sur le Prado, Shifter pro’ (Shifter pro’)
    – Kabarcıkta güneş, Prado’da, shifter pro ‘(Shifter pro’)
    Contre-sens (ah), ma chérie, tu es à contre-sens
    – Duyguya karşı (ah), tatlım, sen duyguya karşısın
    Puta, où tu étais quand j’mettais des sept euros d’essence (hein)
    – Puta, yedi Euro benzin koyduğumda neredeydin (eh)
    Tu veux nous faire la guerre (hein), par Dieu, c’est B (ah)
    – Bize savaş yapmak istiyorsun (eh), Tanrı aşkına, Bu B (ah)
    Ça prend ton Audi, ça prend ta gadji, ça prend ta CB (eh, eh)
    – Audi’nizi alır, gadji’nizi alır, CB’NİZİ alır (eh, eh)
    Le téléphone bippe (brr), que tu prends la kew (ew)
    – Telefon bip sesi çıkarır (brr), kew (ew) alırsınız)
    C’est Marseille, bébé (ah), sa mère un CDD (ah)
    – Bu Marsilya, bebek (ah), annesi bir CDD (ah)
    Wesh alors, ma race, tranquille ou quoi (oh, mathafuck)
    – Wesh yani, benim ırkım, sessiz ya da ne (oh, mathafuck)
    Grimpe dans la tchop, j’fais 0 à 100 en 2 secondes 3
    – Pirzola tırmanıyorum, 2 saniyede 0’dan 100’e 3 yapıyorum
    Guitarisé, oh, AC/DC, oh, on s’croise, c’est sûr, tu es tétanisé
    – Gitarize, oh, AC / DC, oh, tanışıyoruz, bu kesin, tetanize oldun

    J’ai passé la bague à Tchikita, deux mois après, j’l’ai déjà quitté (ah, ah)
    – Yüzüğü Tchikita’da geçirdim, iki ay sonra çoktan bıraktım (ah, ah)
    T’es un petit bâtard, j’suis un apache, j’suis un Diakité (eh)
    – Sen küçük bir piçsin, ben bir apaçiyim, Ben bir Diakité (eh)
    J’suis le capitaine (eh), j’vais les décapiter (eh)
    – Ben kaptanım (eh), başlarını keseceğim (eh)
    C’est pas la capitale (nan), c’est Marseille, bébé (pah, pah, pah)
    – Bu başkent değil (nan), Marsilya, bebeğim (pah, pah, pah)
    1.3, Audi Sport, j’passe la douane, les rapports
    – 1.3, Audi spor, ben gümrük geçmek, raporlar
    Nique ta mère sur la Canebière, nique tes morts sur le Vieux-Port (Santé & Honneur)
    – Bu le Dome anneni sikeyim, (Sağlık Eski limandaki ölü fuck & Onur)
    Mi amor, c’est les quartiers Sud, c’est les quartiers Nord
    – Mi amor Güney bölgeleridir, Kuzey bölgeleridir
    Nique ta mère sur la Canebière, nique tes morts sur le Vieux-Port (ah)
    – Canebière’de anneni becer, eski limanda ölülerini becer (ah)

    J’suis à la zone, sans casque sur un scooter kit-é
    – Ben bir kit-e scooter üzerinde bir kask olmadan, bölgedeyim
    Oublie-la, c’est une puta, elle t’a quitté
    – Unut onu, o bir orospu, seni terk etti
    J’suis ailleurs, c’est d’la moula qu’j’ai effrité
    – Ben başka bir yerdeyim, ufaladığım kalıptan
    Depuis t’à l’heure, que ça me nique mon briquet
    – Zamanında geldiğinden beri, çakmağımı sikeyim
    Rafale, flow bazookaw, j’ai des potes qui s’déplacent au cas où
    – Patlama, akış bazookaw, her ihtimale karşı hareket eden arkadaşlarım var
    La moto, elle fait “brm, brm, brm, brm”, toujours là, demande à Tikow
    – Bisiklet, “brm, brm, brm, brm” yapar, hala orada, Tikow sorar
    J’suis dans l’game en claquettes, survêt’
    – Ben tap, eşofman oyundayım’
    J’fuck les folles qui parlent de moi sur l’net
    – İnternette benim hakkımda konuşan çılgın insanları beceriyorum
    J’suis sous potion là, j’tire 2-3 sur l’pét’
    – Orada iksir altındayım, evcil hayvana 2-3 ateş ediyorum’
    Au fait, on grimpe, envoie les zéros sur l’chèque
    – Bu arada, tırmanıyoruz, çekdeki sıfırları gönderiyoruz
    Ah, ah, poto, que pasa, ah, ah, dans la cabesa
    – Ah, ah, poto, Que pasa, ah, ah, cabesa’da
    Ah, ah, grr, ratata, ah, ah, pour les mapesa
    – Ah, ah, grr, ratata, ah, ah, mapesa için
    Ah, ah, poto, que pasa, ah, ah, dans la cabesa
    – Ah, ah, poto, Que pasa, ah, ah, cabesa’da
    Ah, ah, grr, ratata, ah, ah, pour les mapesa
    – Ah, ah, grr, ratata, ah, ah, mapesa için
    Plus besoin d’aller chez Lacoste depuis qu’j’suis fait d’or et d’platine
    – Altın ve platinden yapıldığım için Lacoste’a gitmeye gerek yok.
    Et sur Twitter, j’vois leurs posts, nique leurs mères ceux qui parlent mal d’la team
    – Ve Twitter’da, J ‘ vois onların mesajları, takım hakkında kötü konuşanlar annelerini nique

    En bande organisée, personne peut nous canaliser
    – Örgütlü çetede kimse bizi yönlendiremez.
    Dans la zone, ça fume la fusée, pisté par les banalisées
    – Bölgede, önemsiz tarafından izlenen roket, sigara içiyor
    Hasta luego, fais-en un, hasta luego, fais-en deux
    – Hasta luego, bir tane yap, hasta luego, iki tane yap
    Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam
    – Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam

    C’est du 24 carats (nan), j’rappe depuis l’époque de Cara
    – Cara zamanından beri 24 karat (nan), J’rape
    La technique, le flow de malade, artistiquement, on se balade (ok)
    – Teknik, hasta akışı, sanatsal olarak, yürüyoruz (Tamam)
    T-Max, casque Araï, recherché à kech-Marra
    – T-Max, Araï kask, kech-Marra’da aranıyor
    J’lui envoie une frappe imparable, j’fais couler son mascara (ah, ah)
    – Ona durdurulamaz bir grev gönderiyorum, maskarasını döküyorum (ah, ah)
    Le J, c’est le S (ok), hum, j’sors le RS (vroum, vroum)
    – J S (Tamam), um, J RS (vroum, vroum) dışında)
    Une liasse épaisse, arlabelek’, N.A.P.S (ah, ah)
    – Kalın bir tomar, arlabelek’, N. A. P. S (ah, ah)
    Le, le J, c’est le S (ok), hum, j’sors le RS (vroum, vroum)
    – The, the J, It’s the S (ok), um, J’S out the RS (vroum, vroum)
    Une liasse épaisse, arlabelek’, N.A.P.S (ok)
    – Kalın bir tomar, arlabelek’, N. A. P. S (Tamam)

    Yo, cesse ton baratin (yeah), t’es qu’un fils de bar à tain-p’ (ah)
    – Yo, konuşmanı kes (Evet), sen sadece tain-p ‘(ah) için bir barın oğlusun)
    J’commence le rap avec 7 et 3, à la rivière, j’ai touché la quinte
    – Rap’i 7 ve 3 ile başlatıyorum, nehirde beşinci oldu
    Yo, j’vise l’or, le platine (ah), à la base, c’était les assises
    – Yo, ben altın hedefliyoruz, platin (ah), üssünde, bu koltuklar oldu
    J’suis un peu d’Zampa, un peu d’Zizou (coup), j’offre un Ricard à Poutine
    – Ben biraz Zampa, biraz Zizou (darbe), Putin’e bir Ricard teklif ediyorum
    Jeune trafiquant dans le bâtiment, cavale comme Usain Bolt (ah, ah)
    – Binadaki genç kaçakçı, Usain Bolt gibi koşuyor (ah, ah)
    Je connais le maniement de mon département, le soir, pour te froisser ta go’ (ah, ah, ah)
    – Bölümümle nasıl başa çıkacağımı biliyorum, akşamları gitmeni ezmek için ‘ (ah, ah, ah)
    Et ça fait, zumba, caféw, caféw, carnaval
    – Ve bu, zumba, caféw, caféw, Karnaval
    J’suis dans l’4×4 teinté, pisté par la banal’
    – Renkli 4×4’teyim, banal tarafından takip edildi’
    Et ça fait, zumba, caféw, caféw, carnaval
    – Ve bu, zumba, caféw, caféw, Karnaval
    J’suis dans l’4×4 teinté, pisté par la banal’
    – Renkli 4×4’teyim, banal tarafından takip edildi’

    En bande organisée, personne peut nous canaliser
    – Örgütlü çetede kimse bizi yönlendiremez.
    Dans la zone, ça fume la fusée, pisté par les banalisées
    – Bölgede, önemsiz tarafından izlenen roket, sigara içiyor
    Hasta luego, fais-en un, hasta luego, fais-en deux
    – Hasta luego, bir tane yap, hasta luego, iki tane yap
    Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam
    – Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam

    Égal, illégal (eh), Alpha, Oméga (vroum)
    – Eşit, yasadışı (eh), Alfa, Omega (vroum)
    On fait coup d’état, balle dans la te-tê, c’est la cuenta (vroum)
    – Darbe yapıyoruz, te-tê’de mermi, cuenta (vroum)
    Poursuite, y a les bleus (bleus), serein, j’sors d’la bleue (bleue)
    – Kovalamaca, Mavi (Mavi), sakin, Mavi (Mavi) değilim)
    Ter-ter, guidon, logistique, par terre, du sang balistique
    – Ter-ter, gidon, lojistik, yerde, balistik kan
    A-tchu-tchu-tcha (tcha), c’est une salvatrucha (‘cha)
    – A-tchu-tchu-tcha (tcha) bir salvatrucha (‘cha)
    Trafic haram (ah), Marseille, on trouve des cadavres (ouais)
    – Trafik haram (ah), Marsilya, cesetleri buluyoruz (Evet)
    Marseille hala, plus d’âme, les petits passent à l’acte (ouais)
    – Marsilya hala, daha fazla ruh, küçük olanlar harekete geçiyor (Evet)
    Milli’, j’veux l’milli’ comme l’OVNI (hum), ces filha puta, j’les finis
    – Milli’, Milli ‘ UFO (Um) olarak istiyorum, bu filha puta, onları bitiriyorum

    Yah, on les rend amis, ennemis, yah, on les rend ennemis, amis, yah
    – Yah, onları arkadaş, düşman, yah, onları düşman, arkadaş, yah
    J’ai les poches pleines, tu m’suis, j’ai fait le calcul de plus le calculer lui, yah (ouh)
    – Tam ceplerim var, beni takip ediyorsun, daha fazla hesaplama yaptım, onu hesapladım, yah (ouh)
    Comportement dans la zone, yah, comporte avec les hommes, yah
    – Bölgedeki davranış, yah, erkeklerle davranır, yah
    Garde la pêche, moi, j’ai la forme, forme, temenik, on te déforme
    – Şeftali tut, ben, şekil, şekil, temenik var, seni deforme ediyoruz
    Car c’est trop vrai, t’as l’regard et l’fond mauvais, quand j’galère, toi t’es refait (eh)
    – Çünkü bu çok doğru, bir bakışın var ve alt kısım kötü, ben Kadırga yaparken, yine işin bitti (eh)
    Au lit, t’es mauvais (eh), ta gadji, on la connaît (eh, eh)
    – Yatakta kötüsün (eh), gadji’n, onu tanıyoruz (eh, eh)
    Au parloir, elle a tourné (eh, eh), cognée par des prisonniers (ouh, ouh)
    – Salonda, o döndü (eh, eh), mahkumlar tarafından çarptım (ouh, ouh)
    Tu dois des sous, sous, sous, tu fais la mala dans les “boum, boum, boum”
    – Pennies, pennies, pennies var, “boom, boom, boom” da mala yapıyorsun”
    Pour de la monnaie, on te click, click, boum, l’alcool, on la glou, glou, glou (glou, glou, glou)
    – Para için tıklıyoruz, tıklıyoruz, Boom, alkol, biz glou, glou, glou (glou, glou, glou)
    Tu dois des sous, sous, sous, tu fais la mala dans les “boum, boum, boum”
    – Pennies, pennies, pennies var, “boom, boom, boom” da mala yapıyorsun”
    Pour de la monnaie, on te click, click, boum, l’alcool, on la glou, glou, glou (glou, glou, glou)
    – Para için tıklıyoruz, tıklıyoruz, Boom, alkol, biz glou, glou, glou (glou, glou, glou)

    Wesh, tu veux pas la guerre mais pourquoi tu allumes la mèche (mèche, mèche)
    – Wesh, savaş istemiyorsun, ama neden fitili yakıyorsun (fitil, fitil)
    J’suis dans la zone, j’évite les putas, wesh
    – Bölgedeyim, fahişelerden kaçıyorum, wesh
    Moi, j’écoute pas les gens et ma Clio, elle est sur les jantes
    – İnsanları dinlemiyorum ve Clio’m tekerlekler üzerinde
    J’fais que fumer le jaune, des fois, avec un peu de Marie-Jeanne
    – Ben sadece sarı duman, bazen, küçük bir Marie-Jeanne ile
    Hier, j’étais bleu, j’voulais un Porsche GT bleu (bleu)
    – Dün maviydim, mavi bir Porsche GT (mavi) istedim)
    Y avait le pain, on était plein, y avait pas un, on était deux (deux)
    – Ekmek vardı, doluyduk, bir tane yoktu, iki kişiydik (iki)
    J’suis dans le bloc, ma biche, dans la zone, c’est chacun sa kich’ (sa kich’)
    – Ben bloktayım, benim Doe, bölgede, her biri onun kich ‘(onun kich’)
    Y a eu des traîtres, des traîtres, des traîtres, nique sa mère, c’est rien, ma3lich
    – Hainler, hainler, hainler, annesini siktir et, hiçbir şey, ma3lich
    Au quartier, y a d’la vente d’armes, nouvelle paire, j’paye en espèces
    – Mahallede silah satışı, yeni bir çift var, nakit ödeme yapıyorum
    Fais belek, y a les gendarmes, ils sont loin, c’est bon, déstresse
    – Belek, jandarmalar var, çok uzaklar, bu iyi, destress
    C’est tous pour la plata, retour de flamme, fumar mata (brh)
    – Hepsi La plata, fireback, fumar mata (brh) için)
    Ça danse en équipe sur le chant des “ratata”
    – “Ratata” şarkısına bir takım olarak dans ediyor”

    En bande organisée, personne peut nous canaliser
    – Örgütlü çetede kimse bizi yönlendiremez.
    Dans la zone, ça fume la fusée, pisté par les banalisées
    – Bölgede, önemsiz tarafından izlenen roket, sigara içiyor
    Hasta luego, fais-en un, hasta luego, fais-en deux
    – Hasta luego, bir tane yap, hasta luego, iki tane yap
    Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam
    – Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam

    En bande organisée, personne peut nous canaliser
    – Örgütlü çetede kimse bizi yönlendiremez.
    Dans la zone, ça fume la fusée, pistés par les banalisées
    – Bölgede, önemsiz tarafından izlenen roket, sigara içiyor
    Hasta luego, fais-en un, hasta luego, fais-en deux
    – Hasta luego, bir tane yap, hasta luego, iki tane yap
    Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam
    – Hasta luego, ouh, ouh, hasta luego, bam, bam
  • Mabel Matiz – Toy Sırpça Sözleri Türkçe Anlamları

    Mabel Matiz – Toy Sırpça Sözleri Türkçe Anlamları

    “Hаy!” dedim böyle bаhtа
    – “Nau!”Dede Bale Bahta”
    Sürmeli, sürmeli, sürmelim, аmаn
    – Sürmeli, sürmeli, sürmelim, AMAP
    Sen tаbip, ben mi hаstа?
    – Saint-tabip, ben mi hastah?
    “Sаr beni, sаr” dedim, ondur dа hemen
    – “Sag Benny, sag” dedim, ondur da hemen

    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol benim yüreğim
    – Yol benim yüreğim
    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol verin gideyim
    – Yol verin gideyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
    Аçmаdım ki dаhа
    – Açmadım ki daha
    Kendimden geçeyim
    – Kendimden geçeyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
    Аçmаdım ki dаhа
    – Açmadım ki daha
    Şu serden geçeyim
    – Şu serden geçeyim

    Güzeldim, аğlаtıldım
    – Güzeldim, ağladım
    “Ol” dedi, “Ol” dedi, “Ol” dedi Allаh
    – “Ol” dedi, ” Ol “dedi,” Ol ” dedi Allah
    Olmаnın yükü bаştа
    – Olmannın yükü başta
    Ölmedim, ölmedim, ölmedim vаllаh
    – Ölmedim, ölmedim, ölmedim vällah

    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol benim yüreğim
    – Yol benim yüreğim
    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol verin gideyim
    – Yol verin gideyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
    Аçmаdım ki dаhа
    – Açmadım ki daha
    Kendimden geçeyim
    – Kendimden geçeyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
    Аçmаdım ki dаhа
    – Açmadım ki daha
    Sar beni gerçeğim
    – Sar beni gerçeğim

    “Hаy!” dedim böyle bаhtа
    – “Nau!”Dede Bale Bahta”
    Sürmeli, sürmeli, sürmelim, аmаn
    – Sürmeli, sürmeli, sürmelim, AMAP
    Sen tаbip, ben mi hаstа?
    – Saint-tabip, ben mi hastah?
    “Sаr beni, sаr” dedim, ondur dа hemen
    – “Sag Benny, sag” dedim, ondur da hemen

    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol benim yüreğim
    – Yol benim yüreğim
    Yol yol yüreğim
    – Yol yol yüreğim
    Yol verin gideyim
    – Yol verin gideyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
    Аçmаdım ki dаhа
    – Açmadım ki daha
    Kendimden geçeyim
    – Kendimden geçeyim

    Hâllаrım toy аmа
    – Hallarım oyuncak ama
    Sevdаdır çiçeğim
    – Sevdadır çiçeğim
  • İbrahim Tatlıses – Mutlu Ol Yeter Şarkı Sözleri

    İbrahim Tatlıses – Mutlu Ol Yeter Şarkı Sözleri

    Belki de dilinden bu şarkı düşmez
    Dilin söylese de gönlün hissetmez

    Bilsen bile benim için fark etmez
    Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

    Bunu sana yazdığımı bilmezsin
    Bir yabancı şarkı gibi dinlersin
    Benim için önce tanrı sonra sensin
    Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

    (Bunu sana yazdığımı bilmezsin)
    (Bir yabancı şarkı gibi dinlersin)
    (Benim için önce tanrı sonra sensin)
    (Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter)

    Aah, kimse dolduramaz inan yerini
    Bu şarkı da aşkımızın yemini
    Hiç düşünme mecnun muyum deli mi?
    Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

    Bu şarkımda anlattım sana
    Duymazsan sevgilim üzülmem buna
    Alıştım yıllardır ben yokluğuna
    Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

    (Bu şarkımda aşkımı anlattım sana)
    (Duymazsan sevgilim üzülmem buna)
    (Alıştım yıllardır ben yokluğuna)
    (Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter)

    Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter
    Yeter

  • Diyar Pala – Uzak Ol Sırpça Sözleri Türkçe Anlamları

    Diyar Pala – Uzak Ol Sırpça Sözleri Türkçe Anlamları

    Kimisi yüzüme dost
    – Kimisi yüzüme dost
    Kiminin kаfаdа şeytаnı çok (çok)
    – Kiminin kafada şeyi çok (çok)
    Bu yüzden yаnımа yаnаşır
    – Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    Sorsаn bi çıkаrı yok yok yok yok
    – Sogsan at çıkarı yok yok yok yok yok
    Görünen ooo, çevremde keneler cirit аtаr
    – Görünen ooo, çevremde keneler cirit atarr
    Pаstаdаn pаy için seni sаtаr
    – Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    Yаlnız tаkılmаk en doğru kаrаr
    – Yalnız takılmak en doğru kagag

    En dibe vurdum off nereye kаdаr
    – En
    Kor аlevler аkаr dаmаrlаrımdа
    – Kor alevler akag zararımda’da
    Kаvrulmаk ne demek bir de bаnа sor
    – Caverulmak ne demek bir de bana sor
    Yıllаr kаrışıyo dumаnlаrа
    – Yıllar karışıyo dumannlara
    Kаfаdа sorunlаr yine bi ton
    – Kafada sorunlar yine by ton
    Çevremde yаncılаr dolаnıyo
    – Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    Çok oldu çizeli fаrklı bi yol
    – Çok oldu çizgi farlı at onlara ulaşmak için yollar
    Benden uzаk ol
    – Benden uazak ol

    Peki niye, durumum değişti birden bire
    – Peki niye, durumum değişti birden bire
    Kolаycа güvenip inаnаn bu аdаm
    – Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    Aniden dönüştü tаş kаlpliye
    – Aniden dönüştü taş kalpliye
    Bile bile, insаnlаr geliyor üzerime
    – Bill, ınsanlar geliyor
    Kаfаmı bozаmаm çenemi yorаmаm
    – Kafamı bozamam çenemi wogamam
    Artık ben dönemem o günlere
    – Artık ben dönemem o günlere

    En dibe vurdum off nereye kаdаr
    – En
    Kor аlevler аkаr dаmаrlаrımdа
    – Kor alevler akag zararımda’da
    Kаvrulmаk ne demek bir de bаnа sor
    – Caverulmak ne demek bir de bana sor
    Yıllаr kаrışıyo dumаnlаrа
    – Yıllar karışıyo dumannlara
    Kаfаdа sorunlаr yine bi ton
    – Kafada sorunlar yine by ton
    Çevremde yаncılаr dolаnıyo
    – Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
    Çok oldu çizeli fаrklı bi yol
    – Çok oldu çizgi farlı at onlara ulaşmak için yollar
    Benden uzаk ol
    – Benden uazak ol
  • İlyas Yalçıntaş & Enbe Orkestrası – Mecnun Şarkı Sözleri

    İlyas Yalçıntaş & Enbe Orkestrası – Mecnun Şarkı Sözleri

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    Bir nefes gibi sanki teslimim
    Girdin hayatıma sen
    Rüzgâr esti mi saklı resmini
    Koydum kalbime ben

    Senle yaşadım sevginin özünü
    Çekme gözümden n’olur yüzünü
    Bu gönül üzülür, çekerim hüzünü
    Ruhuma süzülüp gel

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    Bir nefes gibi sanki teslimim
    Girdin hayatıma sen
    Rüzgâr esti mi saklı resmini
    Koydum kalbime ben

    Senle yaşadım sevginin özünü
    Çekme gözümden n’olur yüzünü
    Bu gönül üzülür, çekerim hüzünü
    Ruhuma süzülüp gel

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    Sevgilim senin için
    Senin için varım bu dünyada
    Ben Mecnun gibi sevdada
    Gel öyle sev ki
    Öyle seven olmasın dünyada

    (Sevgilim, of, of)

  • Sezen Aksu – Tükeneceğiz Şarkı Sözleri

    Sezen Aksu – Tükeneceğiz Şarkı Sözleri

    Ne böyle senle ne de sensiz
    Yazık yaşanmıyor çaresiz
    Ne bir arada ne de ayrı
    Olmak imkansız hiç sebepsiz

    Ne hayallerle ümitlerle
    Mutlu olmaktı dileğimiz
    Suçlu ne sensin ne de benim
    Şimdi sensizim sen de bensiz

    Bir an gelip de küllenince
    Yüreklerimiz dinlenince
    Başka sevgilerde teselli bulunca
    İşte biz o gün düşüneceğiz

    Bir an gelip de küllenince
    Yüreklerimiz dinlenince
    Başka sevgilerde teselli bulunca
    İşte biz o gün düşüneceğiz

    Etrafımızı sarıverecek
    Bir boşluk ki asla bitmeyecek
    Herşey bir anda anlamsız gelecek
    İşte biz o gün tükeneceğiz
    İşte biz o gün tükeneceğiz

    Bir an gelip de küllenince
    Yüreklerimiz dinlenince
    Başka sevgilerde teselli bulunca
    İşte biz o gün düşüneceğiz

    Etrafımızı sarıverecek
    Bir boşluk ki asla bitmeyecek
    Herşey bir anda anlamsız gelecek
    İşte biz o gün tükeneceğiz
    İşte biz o gün tükeneceğiz
    İşte biz o gün tükeneceğiz