Kategoriler
F SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük F Sayfa 31

fürumaye * Sütü bozuk, mayası bozuk, soysuz.
füsun * Sihirli, büyülü, afsunlu.
füsunkâr * Sihirli, büyülü, afsunlu.
fütuhat * Zaferler, fetihler.
fütuhatçı * Fütühat yapan.
fütur * Bezginlik, umutsuzluk, usanç.
fütur etmemek * umursamamak, önemsememek.
fütur getirmek * bezginlik getirmek, bezmek.
fütursuz * Çekinmez, umursamaz.
fütursuzca * Önemsemeyerek, aldırmayarak.
fütürist * Gelecekçi.
fütürizm * İtalyan şairi Marinetti’nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatıövmek, geleneksel
edebî kurallarıyıkmak amacını güden ve Dadacılık, gerçek üstücülük gibi akımlara öncülük etmişolan edebiyat çığırı,
gelecekçilik.
fütüroloji * Gelecek bilimi.
fütüvvet * Dinî ve meslekî birlik, esnaf teşkilâtı.
füze * İtişgücü, bir yanıcıve bir yakıcımaddenin sürekli olarak yanmasından doğan hareket ettirici öge.
füzeatar * II. Dünya Savaşından bu yana otomatik mermiler atan bazısilâhlara verilen ad.
füzen * Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem.
* Kömür kalemle yapılmışresim.
füzesavar * Saldırınitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi.
füzyometre * Erime ısısınıölçmeye yarayan cihaz.
füzyon * Birleşme, kaynaşma.

Bir yanıt yazın